Ferit Değer / Nietzsche İle Karşı Konulmaz Hiçlik Denemeleri - Yaşama Uğraşı Fanzin

7 Temmuz 2023 Cuma

Ferit Değer / Nietzsche İle Karşı Konulmaz Hiçlik Denemeleri



Bir gece vakti, nisan yağmurunun şiddetlenmesiyle her çocuğun katil olduğunu düşünmeye başladım. Tristan  Tzara ile dadaizm eşliğinde eski acıları farklı şekilde kırbaçlamayı planladık. Hayat önümüzden akıp gidiyor. Bu ikiyüzlü, orospu cehenneminde yaşadığımızı kim söyleyebilir ve çürük sesleri kim susturabilir?  Ruhumuzu kirletmekten bahsetmiyorum bile, bedenlerimiz bile tükendi. Beklentilerin karşılaması gerektiğine inanıyoruz. Neden kendimi öldüreyim? Yaşanacak kırıkların kıymıkları vücuduma batarken. İçine sıçmış dünyanın rahminden fırlatılmışız. Şehvetten arta kalanlarız; çok parçalanmış, hiç anlaşılmamış, hiç aranmamış yaratıklarız. Berbat dönemlerin en kötüsü içinde, sikilmişliğin rehavetine kapılmış gibi görünmekteyiz. Hakikatin gözleri, kendi iyiliğinden başka hiçbir bağlılığı olmayan kalbimizde kabuk tutmuş bir yara gibi duruyor. 

Salome, "Bir ben biliyorum Nietzsche seni" derken yalan söylüyordu. Böylelikle; sürtük bir vicdanın kurbanı olan at, Nietzsche'nin benimle aynı odada kalmamı sağladı.  Nihayet Nietzsche'ye dökülecektim...  Yıllar önce çocukluğum, annelerin hazin sonu olmuştu. Ortaokuldayken  kütüphaneden "İnsan Neyle Yaşar?" kitabını elime almamla beraber kitabın isminden yola çıkarak, elbette dokunulmamış kadınların memeleri içinde yaşam olduğuna inandım. Kitaplarla beslenerek, babam beni kendinden uzaklaştırmıştı. Oblomov kadardım ama ben Oblomov'u benimsemedim. Çünkü  babamın parasına yaraşsaydım, aşağılayıcı sözlerine maruz kalacaktım. Harflerin gecesine acıklı bir cümle bıraktığımda, öğrendiğim tek şeyin görünmezliğin arkasındaki sırlı sevişmelerdi. Midemi bulandıran çiçek tozları, ergen bir erkek çocuğun apış arasına yeniden seksapel kadınlar doğurttu. Katil bendim, maktulde bendim. Bütün Beat Kuşağı'nın üyelerini kartpostal yapıp yaktım. Küllerini yaralarıma sardım. Nietzsche, çağından öcünü alamadı ve ona da absans nöbeti geçirdim. Odadan çıktım, çepeçevre düşündüm: "Tanrım, bütün bu insanların acısı sende kalsın." dedim. Hepimiz; dokunaklı, bastırılmış duyguların leş olmasına yabancıyız.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder