Yaşama Uğraşı Fanzin: şiir
şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Temmuz 2024 Perşembe

Sadık Yaşar’ın “Güller Hattındayız” Kitabı Yeniden Okurla Buluştu.

Temmuz 18, 2024 0
 Sadık Yaşar’ın “Güller Hattındayız”  Kitabı Yeniden Okurla Buluştu.


Sadık Yaşar’ın 2000 yılında Arkadaş Z. Özger Ödülü alan “Güller Hattındayız” adlı kitabı Ototrof Yayınları tarafından çeyrek asır sonra yeni baskısıyla raflardaki yerini aldı.


Mahmut Aksoy’un editörlüğünü yaptığı kitabın tanıtım bülteninde Veysel Çolak’ın sözleri yer aldı:


“Tarihsel derinliği gözeten bir güncelliği var. Bu bağlamda en önemli özelliği, yaşayan bir şiir yazması. Bu onu dilsel olana uzak düşürmüyor. Aksine, dilin şiirde dönüştürülerek kullanılması ve kurgulanması bir gelecek tasarımı olarak kendini gösteriyor. Sadık Yaşar’ın geliştirdiği günlük yaşantının sunduğu verili dilin parçalanmasına yönelik bilinçli bir tutum.

Sadık Yaşar’da dilin bütün imgeye dönüştüğü ve bu olanakla elde edilen şaşırtıcı bir anlam kurgusu var. İmgesel yoğunluk; Sadık Yaşar’ı yansımanın gerçeği olan bir şiirle buluşturuyor. Ve bu onun poetik yönsemesini de tanımlıyor.

Sadık Yaşar’ın oturmuş, tanımını beraberinde getiren bir şiiri var. Öte yandan biçimsel, biçemsel aranışlar içinde olması; şiirde yenileşmeyi yaşamla örtüştürme isteği oldukça belirgin.

“Gül Hattı”ndaki bir şairin şiirleri.”


11 Ağustos 2023 Cuma

Küçük İskender / Pısırık

Ağustos 11, 2023 0
Küçük İskender / Pısırık


 


Bir benzerlik var göle düşen kayalıkla 

mezar taşlarına konan

marti heykelleri arasında


Hani diyorum bir akşamüstü kalksam 

gitsem çocukluğumun geçtiği

ormana


saçlarımı tarar mı yine ağlayarak maymunlar


14 Temmuz 2023 Cuma

Mısra Özşen / Güncehınç

Temmuz 14, 2023 0
Mısra Özşen / Güncehınç


bana baktın

dudakların kıvrıldı

kaşların çatıldı hafifçe

çatık kaşlarının altında 

gözlerin ne güzel parlıyordu

güzeldin

güzeldin

benden nefret ederken

parmakların beni tehdit ederken

hınçla, hınçla baktın yüzüme

yüzüm aynıydı

sakallarımın arasından görünen

kadına mıydı öfken

yüzüm aynıydı

aydınlandı

sanki altına işeyen bir çocuğa

sanki altından bir ayıba

bakar gibi kıstın

kin siyahı gözlerini

beni utandırıyorsun, dedin

o günden sonrasıydı

herkes bana öyle baktı

herkes bana öyle baktı

herkes bana öyle


22 Haziran 2023 Perşembe

yiğit ergün / bugün kendimi boydan çektim

Haziran 22, 2023 0
yiğit ergün / bugün kendimi boydan çektim




bugün kendimi boydan çektim

üstümdeki alınganlığı katlayıp dolaba koydum

yanıma uğramayan şansı saymayı bıraktım

saçımı yangından uzak taradım

şükür, seni hatırlatacak sokakalara bağışıklıyım

dünden bezgin,yarından alacaklıyım

olduğumun öleceğinin farkındayım


bugün kendimi boydan çektim

yalnız iyi kilo vermişim

sağlıklı yaşamdan değil, boşvermişim

tutulduğum noktanın doğrusallığından şüpheliyim

dünyaya geldim geleli göçebeyim

şoför, müsait bir yerde ölebilir miyim?


bugün kendimi boydan çektim

kız ben boydan ne güzelmişim

şöyle ilk yumuşakçaya uzanırsak gösteririm

suratımda dolaşan tavrı alıp resmine koydum

esaretin bedelini yaşayarak öğrendim

otuzbir çekesim geldi ama üşendim

bekarlığın ara taşak dönemecindeyim.


bugün kendimi boydan çektim

ön kameram kırıldı diye kusurlarımı affetim

bekarım dedim ama senin nazından terledim

yoksa eyvallah, arapçayı isminden ötürü sevmiştim

bu metaforu şu an oturduğum yerde ve kokunun şahitliğinde son dosyama dizeledim

şiirimi mikro-minimal de olsa ilk sana peşkeş çektim

peki müteessir miyim?

yoo şayet kalıcı olursan: yare açılan yar'dim

yok geçerse pırıltılı hevesimiz: kendimi kazıdaydım 

ve bu: 

        dize kuvvetlerime çimento bir yardım

geçici kaldı hevesimiz ve ben yeniden aşkı aradım.


bugün kendimi boydan çektim

yer yer kaba ve çok çok bencil olabilirim

sahicilik ve şehvetin, kasılmak ve kibarlıktan yeğ olduğu: deneyimim.

ama aşk ve halvet bu, örgüt ya da kolektif değil ki bebeğim

sahiplenmek ritüel, kıskançlık fora, randıman: im

ve ortalama parola: hep bana-hep bana, hep benim-hep benim.

özneyi pozisyon değiştir, aynı ben tabii ki sensin. 

bence ben kıyak ibadet ettim

ama hâlâ tam bilmiyorum hangi rükuda sıfatsın, hangi secde zamirin senin?

nikah memurunu düşün; izdivaç sualini bir kez sorup yol alır, çiçeğim

üç kez sorulup niyet kurcalanan sual; imamın sorduğu cenaze töreni, böceğim

konu burada senden sapıyor ama böyle akmak istedi bilincim:

sırf yukarıdaki fen ve fıkıh bilgimle; bilimselci sosyalistleri mort edebilirim

ulvi beddualarla tütsüleyip buraya muskaladığım zehirle geçsin ömrün, bereketin ve siyasetin

ne kadar slogan atarsak atalım, sonu hep veleddaaalin!


bugün kednimi boydan çektim

baba seni çok özledim

yanımda olsan yine ''eşşeğin amına su kaçırdın'' diyeceğin yükseltideyim

böyle anlarımda seni daha bir buruk aradığımı fark ettim

müzik kültürünün taşaklı repertuarını küçüklükten koçeroluğa aksıma iyi monteledin

bee gees, yanni, kıyıda kalmış film müzikleri 

ve ergenken birçok manitanın kilidini gevşeten farklı yorumlar; 

hep sendendi, hep senin.

rakıyı harbi adabınla içerdin..

şoklar içinde hep o 2.5-3 duble hattında ve yaşar usta ağırbaşlığında trapezliğine biterdim

sendeki o adap bende don lastiğiydi, dibini görmeden feraha çıkmamaya teşne genetiğim.

uzun lafın prostatı babacığım; rakıda çok uyuşamadık, ben dağıttım, sen kontrol ettin

viskiyi, vodkayı, köpek öldüreni de ben sana sevdiremedim

sonuçta eski kuşaktın, kalenderdin

yaş üzüm ya da ev rakısı olacak, imam ezanı illâ kerahatte okuyacak 

ve düşü doluşacak dibimize türlü dilberin

rakıda ben uçarıya meyildim, cigarada hemen düşerdi senin yorgun bedenin

ama en azından bir konuda rahat etmişti için

dilberler konusunda kendi gücünü üreten ve açık dünyada hareketlenen

üst üste pek çok kez havalanan helikopterdim

ırkçı değildik elbet ama az taşak geçmedik çinlilerle, vallahi bir çinliler kaldı sevişmediğim… 

gevezelikte gusülüm gerektiğince ganidir! gerdekte gururlu, gangbante guru gazımı görmeyin!!


bugün kendimi boydan çektim

underground başka, dümenimiz aşka

şimdi yalan yok zengin olsak keşke,,, 

bak o zaman kesin süperman'im!

sanki çıplaklar kampındayım! tylor kamp bokumu yesin, hassiktir oradan stalin!

düşündüm çakar yol ne sosyal demokrasi ne sosyalizm 

en kaçak hat ve tartışmalarda en kıyak kaçış: anarko-komünizm

anlamında çok derinleşmedim ama söyleyişi: alarko-kombi, burdan yiyin.

lafın ebesini emekli edip organik ve direkt doğum: viva anarşizm!  

klonlanın, yani eski solcu barlarda kümelenin

bekar olanlarınız safını belli etsin, 

çizdiği imajla yatakta tam tersi davrananlarınız öne çıksın

neydi o naralar: ''sik beni, bas bana, düz beni sevgilim''

şaka bir yana yatakta role play iyidir, public hariç her yola okeyim

public de çok korunaksız canım, hem kendi seksimizin 

prodüksiyonunu kendimiz kuralım değil mi cicim?

masa bizim, koz bizim, masada biriken toz bizim

kafa mı açtı bu gelen? sıradaki partnerim gelsim


bugün kendimi boydan çektim

mümkün olsa kendimi boylarken çekerdim

kafamda siyasetin dönekliğini resmettim

iki tur arası bize ecel teri döktüren hilebazları bildim

ah anacım, sana da az çektirmedim

şiirde hasatım bereket ama ticareti öğrenemedim

bu sabahlar bir ben varım bir de sınıf kinim


bugün kendimi boydan çektim

id’i çikolata ego’yu frambuaz süper ego’yu karamelledim 

kierkegaard'ın baştan çıkarıcının günlüğünü tekrar okumak istedim

caraco'nun kaosun kutsal kitabını bir daha içmeyi aşerdim

cioran’da birkaç milyon kez usanmadan çürüyebilirim..

şimdi sevinç'in hiper ojeli ayakları olsa hiç pazara felsefe sürer mi im?


bugün kendimi boydan çektim

gettodan teknodan pornodan vazgeçtim 

birkaç ayna parçası dinleyip uyuklamaya meylettim

ayna'yı en fazla feridun abiyle aldattım

zaten fix cumburlop süregelen düşüşteyim

rap’i sevdim arabesk-in koynunda terledim

ağzımda köpüren sesi yüksek ateşte yelledim

sonuçta 'düşüyorum öyleyse varım' demiş şairim

şimdi birkaç shot ballı jack, sativası yüksek sigara 

ve uykudan önce kıyak bir seks: hayal itemim.

umduğuma uymuyor beklentiler, hep buna gülüm sitemim

eskiyenin belasında ters kaynadı kemiklerim

şükür ki parasıyla donandı, mülkiyetçilikle çevreci: o hin 

lidyalılarla doğaya kaçtı ve ahlakçılıkla zorbalaştı, ona aferin.


bugün kendimi boydan çektim

tam da ön kamera bozukken bunu yaptım

yolu uzattım ama eski bir hatunun sokağına saptım

camda olsa belki kanatlanacaktım

hepi topu; kullanışlı deliliğim,

turkuaz gözlerim ve safkan piçlik: eyerim

yalnız kaldığım ânın, yanlış yandığım yeminin

beğenmediysen dostuma bir oralet söyleyeyim

kolanın diyeti zerosu mu olur? kola: kola olarak içilir biladerim.

diyet diye direkt darlayan dizaynlara ifritim

biraz daha uyumazsam güneşi unutacak haldeyim


bugün kendimi boydan çekttim

bu gidişle kesin kendimi kefenlerim

burası olmazsa şu ilerde keneflenirim

e kalmadı dijital distopyada bir önemi hasretin

bizim kuşakta türlüsünü bulursun kasvetin

ajda pekkan'la evlenirsem belki evrimi çürütebillirim

darwin güzel adamsın, ama allah'ını seversen bu ne kabız meymenetin

yıldız abla'dan dinledik biz acıları, müslüm baba'yla hatmettik ecmain 

o yüzden çok da sikimdeydi acıları genç werther'in


bugün kendimi boydan çektim

bu yazıda birkaç yazım imla hatası bulunabilir, affedin

zaten birkaçını düzelteceğim diye kafamın balansını trolledim

zaten bazı şeyler de yanlış yazılıp bozuk olsun; koy verin

zaten sırf siz tdk fetişlerine ve memuri şairlere inat, 

bir şiirimin kopçasına şöyle bir dize yerleştirdim:

''önümde domalıyor tdk'' 

vallahi böyle dedi şair, yemin ederim


bugün kendimi boydan çektim

sakalını solucanlayıp kendinin 

dublörü etmeye çalıştığın marx için

ucuz, vasat ve doktrinci bir fotokopisin 

nasıl yeraltının porsiyonu amca beyciğim?

asılsız kaldı sızın, asılsızladığın için


bugün kendimi boydan çektim

bugün kendimi cıksss boydan çeksem de ikimizi kadraja almaya hep yetişmeyebilir ellerim

senin ortamında solu(ya)madığın bazı tehlikeli şeyleri ben çölde su bulmuş gibi kana kana içerim

sizlerden çok gördüm, onlardan çok tattım

dönüp dolaşıp düştüğüm yer: yine kendi karanlığım.


bugün kendimi boydan çektim

gidip memlelketin en zor kadınına gönül verdim

içim pır pır, aşkım uç uç, tavrım sarhoş

o kendini perdelese de ona kayıyor gözlerim

kulaklarını kapatsa da ona ateşli sözlerim

ve birazdan kırmızı şarabı kapıp kapısında biteceğim

bakalım içeri girebilecek miyim?


bugün kendimi boydan çektim

oysa insan bir sorar kendine değil mi:

boydan bi fotoğrafınızı çekebilir miyim?


9 Mayıs 2023 Salı

Ahmet Erhan / Bugün Oturdum Ölümü Düşündüm

Mayıs 09, 2023 0
Ahmet Erhan / Bugün Oturdum Ölümü Düşündüm



Bugün oturdum ölümü düşündüm
Kirli, acı bir su gibi yürüdü içimde
Dokunduğum, gördüğüm her şeye sindi
Ürperdim, korktum ve biraz şaşırdım
Bugün oturdum ölümü düşündüm
Yağmur altında ya da karanlıkta
Bir başıma kalmış gibi.
Sevgilim böylesine alımlıyken
Güz kuşlarının güneye doğru akıp gideceği yol
İyice belirmişken gökyüzünde
Onarırken, sararken hayat
Çocukların incinmiş gülüşlerini
Artık her park yeri bir apartman inşaatı
Her sokak bir otomobil nehriyse de.
Bugün oturdum ölümü düşündüm
Soğuk camlara dayayarak yüzümü
Kuşağımın acısını, kefenlenen gençliğimizi
Yaşayan ya da artık yaşamayan dostları
Bugün oturdum ölümü düşündüm
Örterek yüreğime kara bir tülü.
Bugün oturdum ölümü düşündüm
Kapkara bir gece penceremi dalarken
Öleceğini bile bile karşı koymanın onurunu
Yiğitliğin, özverinin, sevginin
Arkadaşlarımın yüreklerinden çıkan özsuyunu.
Bugün oturdum ölümü düşündüm
Bir darağacında ya da yolda yürürken
Bugün oturdum ölümü düşündüm
Yirmi yaşında ve hayat bu kadar güzelken

29 Mart 2023 Çarşamba

Cahit Koytak / Harranlı Müneccim

Mart 29, 2023 0
Cahit Koytak / Harranlı Müneccim

 




sonunda yağmur yağacak, 

hem öyle bir yağmur ki 

yapılmayan işlerin. 

ödenmeyen borçların, 

tutulmayan sözlerin mazereti olacak.

ve kefareti, uğruna bir tazenin 

kalkıp yollara düşmeyi 

ve kaderle güreşmeyi bu yaşta 

göze alamamanın...

öyle bir yağmur ki, aylarca 

belki yıllarca yağacak; 

senatoyu su basacak. 

sarayı, kiliseyi... 

ve patriğin külahını

snodun çamurlu tortuları üstünde 

yüzdürecek kadar

yükselecek sular;

yağlı takkelerini yüzdürecek kadar çerçöple birlikte,

kavgayı kızıştıran ruhanilerin

ve takma başı üstündeki

takma perçemini


biçare imparatorum.

 elmas sertliğinde yağacak, 

sabır inceliğinde...

ve yasaları eritecek yağmur, 

töreleri - o yıkılmaz sanılan 

kaleleri, kurumları falan... 

yer gibi sağlam, gök gibi her yerde 

diyerek şan yücelttikleri 

ama kanını emdikleri, 

köküna kemirdikleri köhne devleti...

öyle bir yağmur ki...

allakbullak edecek piyasaları, dinleri, 

sanatlan, ülküleri;

maskaralarım suratlarına sürdükleri

boyalı pudra gibi eritip akıtacak,

pudra şekeri gibi...

10 Mart 2023 Cuma

Bejan Matur / Kör Bir Maraş Bıçağı

Mart 10, 2023 0
Bejan Matur / Kör Bir Maraş Bıçağı



Kör bir Maraş bıçağının üzerinde
Bir Urartu sikkesinin taşıdığı motiflerle
Şu yazılıydı:
‘İçimizdeki ve üstümüzdeki anlatılamaz olana’

I

Bir şey değişmedi.
Anlaşılacak bir şey yok.
Sadece bedenimi kesen suyun
Uzaklığına bırakabilirim kendimi.
Anlamak için gitmeyi
Giderken ölmeyi.

Bir şey değişmedi.

II

Güneşin erittiği şarkı söylendi burada
Ölümün tükettiği şarkı.
Dağlara yürümekle anladığım dikenlerin dili
Söyledi bana
Gitmeliyim
Gitmiş tüm kavimler gibi.

Dinledim şarkısını dikenlerin
Acıtmak için yaratıldıklarını bilmiyorlar.
Bıraktıkları gölge kadar olduğunu hayatın,
Küçük sıradan.
Taşlarla konuşuyorlar
Gece ay ışığıyla.
Böceklerle dostluğu onların
Toprağın katı yatağıyla

Öldüm ben
Varlığın uykusunda uyuyarak
Ve bakındım
Her yer kurak
Her yer kurak

III

Uyansın buradan bir acıyla, bir gece yarısı
Sürülen kavim.
Kuyulardan
Asma dallarından
Ve utancı örten varlığından incirin
Kim daha eskiydi?
Kim dünyada olmanın bir gölgeyle
Bir olduğunu bilir?
Toprağın üzerinde ve altında yeni olmayana
Diyen gümüş sikke kaç bin yıllık?
Zaman hızla geçiyor sanıyordum.
Yalan.
Geçmiyor
Birikiyor acısı kavimlerin
Tarih bırakmıyor zamanı kuyusundan.

Kör bir Maraş bıçağını taşlara sürtüyorlar
Kan için.
Sulara karışacak
Ve unutulacak kan için.

IV

Biriktirdiği doğrudur suyun hayatı
Büyüttüğü.
Ama burada,
Bu derin vadide kıvrılarak kaybolan nehir
Götürüyor ruhunu kavimlerin.
Götürüp ölümlerini denizlerin diplerinde saklıyor.
Ölümlerini onların, balıklara söyletiyor
Şakayıkların titrekliğine katıyor düşlerini
Mercanların sabrına.

Kör bir Maraş bıçağını biliyorlar bir taşla
Kan için.
Sulara karışacak ve unutulacak
Kan için.

V

Gece oldu
Yolu bitmemiş kavmin ürpertisi
Sardı beni.
Gitmeliyim.

Kesilmeden önce bir kurban
Konuşur
Vardır söyleyeceği.
Ben duydum.
Eğildim ve bir kuyuda gördüm göğü
Dünyaya göz olmuş kuyunun nemi
Söyledi bana;

İçindeki ve üstündeki anlatılamaz olan
Aynıdır aslında
Aynılığındandır ki

Avutmaz. 

5 Şubat 2023 Pazar

İsmet Özel / Kış

Şubat 05, 2023 0
İsmet Özel / Kış

kış geldi
kar yağdı her yere soğuk saldı 
iki taraf olsak
kar topu oynasak 
yaz gitti 
güz gitti 
yine geldi kış baba





30 Ocak 2023 Pazartesi

Gülten Akın / Anneler İlahisi

Ocak 30, 2023 0
Gülten Akın / Anneler İlahisi

 


Yitiğin tartıldı orda burda bozuk mu düzgün mü tartılarda durdun söylenmemiş, anlatılmamış, söylenememiş olanı anlaşılır kıldı duruşun öyle bakıyorsun içinde dolaştırdıkları o karışık ayna senin çıplak gözlerine ne kadar ne kadar yabancı suya düşmüş arıyı gözleyen bu dünya düşündürmez mi kimin hayatı kimin umurunda oysa sarmalandın, paylaşıldın ortasında sen gibi bir kalabalığın Anneler olmasa kim kimi severdi saklı tuttun o insanı insana bağlayan güvenci yollar boyu, eskitilmiş alanlarda solgun bir bedeni gezdirmedin Metin'in annesi

6 Ocak 2023 Cuma

Rıdvan Yıldız / Sızı

Ocak 06, 2023 0
Rıdvan Yıldız / Sızı



Yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok 

        yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok 

                  Yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok yok 

                          Yok yok yok yok yok yok yok  yok yok yok 

                                  yok yok yok yok yok yok yok yok 

                                         yok yok yok yok yok yok 

                                             yok yok yok yok

                                                     yok yok yok 

                                                            yok

                                                              ok

                                                               k

                                                               


Muzaffer Oruçoğlu / Kınalı Kızım

Ocak 06, 2023 0
Muzaffer Oruçoğlu / Kınalı Kızım


Kızım çil ardıç yürekli
Benim kınalı kızım 
Gözleri umut incisi 
Alnın kitabım idi 
Fide dikendin kızım 
Bal veren, tohum eken
İpek dökendin 

Yürü kurtuluşum yürü 
Umut sana bağlıdır 
Çiçeklen dağları bürü Ağrı, Munzur, Engünü 
Fide dikendin kızım 
Bal veren, tohum eken İpek dökendin



1 Ocak 2023 Pazar

Uğur Yanıkel / İptal: İT DALAŞI

Ocak 01, 2023 0
Uğur Yanıkel / İptal: İT DALAŞI





hırrrrlayarak sert girdim burası DÜNya
etime ördüm gezersin diye çirkin halıyı
lütFEN terapiyi uzak tut saçımdan
devletin zarfı var (içinde) çokoprens
o velet şaşırmaz mı AÇının böylesine
.şaşırmadı.

çalmışlar çocuklarıyla beraber ÇALmışlar karşı parkı
buna ben kulp yutar yalnızCA kapılık taslarım
aynayan YANlarımdan yansı da korkut beni
yetinme de bununla
bir koroya katıl sesini yükselt oradan atla
bayramsızlara takvim çizmek nerden esti aklına
yüklemi bırak bir ev kirala o gizli özneyi yaşat
taşa KIZıp bilge olmuşsun baban bunun anladı
.çok da kızmadı.

biriktirDİKlerin İstanbul’da intihara uygun bir han oldu
zıplaya zıplaya bir cüce
konuştukların KOLay sustuklarını ezberle
zorla beni kana boğ ağzımdan aksın
HİSSATSU– diye
bağır A  bağır A
kendini tokatlar bir YÜZ adam

 

(05.12.2016)

28 Aralık 2022 Çarşamba

Mücahit Aygören / Erken Boşlama

Aralık 28, 2022 0
Mücahit Aygören / Erken Boşlama






Sorun erken boşalma değil

Erken boşlama

Erken boşladığın için erken

Boşalırsın zaten

Sorun erken taşlama

Önce taşsız yıkacaksın duvarı

Sonra olmazsa en iyi taşları seçip

Yıkacaksın yıkılması gerekeni

Sorun erken başlama

Erken başladığın için

Vaktinden erken biter

Vaktinde başla

Ve tam bir aşkla

Kokla, tat, sarıp sarmala

Boşlamışlığı kaldır dağa

Leşlemişliği göm mezara

Aşlamışlığı ye yiyebildiğin kadar

İşlemişliği alıp vücuda

Genişlemesini anla dünyanın

Fişlenmeyi umursama

Düşlerini hatırla

Dişleyişini hatırlat

İşte şimdi tam boşaldın

İştahla ve rahatla…

27 Aralık 2022 Salı

Adnan Altundağ / Bir Çocuğun Doğuş Masalı

Aralık 27, 2022 0
Adnan Altundağ / Bir Çocuğun Doğuş Masalı


Bir çocuk doğdu,

sesi karanlık geceyi aydınlatan bir ışıktan mı ?

Yoksa ;

Işığı yitirmiş kara bulutlar ile örtülü

mavi gökyüzü sabahından mı?



Bir çocuk doğdu ;

Şehvetli ellerin, okşayışların,

ateşli öpücüklerin zevk tohumları mı ?



Yoksa ;

kabzası kırık, soğuk paslı bir namlunun

zorba tohumları mı?



Bir çocuk doğdu ;

Beşiği maun ahşap, çarşafı

gökyüzü nakışlı ipek satenlerden mi?



Yoksa ;

Demir akbabaların açtığı,

Ölüm çukurlarının

kara toprağından mı?



Bir çocuk doğdu;

Emziği ipi, yeni gelinin ilk göz ağrısı

gibi boncuk işlemeli mi?



Yoksa;

Serin havayı yırtarcasına

Uğuldayan bir mermi çekirdeği mi ?



Bir çocuk doğdu ;

Tıpkı masallardaki gibi

Kırk gün kırk gece şenlikler yapılıp

İbrahim'in koçlarımı adandı?



Yoksa;

Kırk gün kırk gece

Ateşli havan toplarımı yağdı üstüne ;

Anası, babası mı boğazlandı gözlerin önünde ?



Bir çocuk doğdu işte

Tıpkı masallardaki gibi

Bir varmış...

Bir yokmuş.....

Bir

Bir yokmuş

Bir (-----) ------



Bir yokmuş.----

yokmuş............................


19 Kasım 2022 Cumartesi

Şeyhmus Kurt / La Rehete Fîd Dunya*

Kasım 19, 2022 0
Şeyhmus Kurt /  La Rehete Fîd Dunya*




qermiçekên li çerm nîşana poşmaniyê

beden li bedenekî bedilyaye

li dinyayê poşmaniya herî mezin dinya ye 


ez hostayê jêmanê

paşdaman li ser min ferz bûye

li dinyayê poşmaniya herî mezin dinya ye


ez şagirtê demê

bo min derengî niziliye

li dinyayê poşmaniya herî mezin dinya ye


*"li dinyayê reheti nine" hadise peyxember

**Kovara Bar

30 Eylül 2022 Cuma

Arjen Arî / Sitem

Eylül 30, 2022 0
Arjen Arî / Sitem


 

gözlerimi ver generalim,

gözlerimi ver bana lütfen!

senin iki gözün var generalim,

ben kaybettim, iki ayağımı da.

senin Memedinim generalim;

savaşa gönderdin ve savaşa gönderirken demedin

gittiğin savaş gözleri de yer!


24 Eylül 2022 Cumartesi

Arjen Arî / Şimdi Mevsimlerden Sonbahar

Eylül 24, 2022 0
Arjen Arî / Şimdi Mevsimlerden Sonbahar

                                                                       

     

 Yıllar azar azar vakti ihtiyarlatmakta

Ay bazen hilal ve gündüz gün batımında

Saat ve an, gece ve gündüz, su ve hava ile

Zaman ihtiyar, ben yaşlı ve vakit dilsiz

Güzelim, mevsimlerden sonbahardır şimdi!

Sonbahardır, zaman kendini dönüştürecek başka bir dönüşüm ile

Anlar sormayacak ve saate dönüşecek senin için,

Gün durmayacak senin için ki geceye dönmesin

Gün yalan, gece yalan ve zaman uykuya dalmayacak


Mevsim... mevsimlerden sonbahardır şimdi.

Tümünün sultanıdır zaman, kim esiri olmadı ki

Bir yudum sudur anlar, yaşamsa bir nefestir kuşkusuz 

Öyle bir sudur ki nehire doğru akar, doğruca akar ölüm denizine doğru

Uçsuz bucaksız, sabırlıca akıyordu buradan

Bir nehir kuruyor sanırım..

Mevsimlerden sonbahardır şimdi.

Kendine dönmelisin, saatin sayfalarını derlemelisin

On cilt gün, on cilt geceden oluşacak!

Bir ömür yerine ne edeceksin bir tomar kağıdı

Oturup bir bir yakacaksın

İkimizin ömrünü yakacaksın

Ancak bir günü bile geri alamayacaksın vakitten! 

                                                                                *Çeviri: Ferhadê Mihemed  

14 Eylül 2022 Çarşamba

Rojen Barnas / Ters Düşünce

Eylül 14, 2022 0
Rojen Barnas / Ters Düşünce



Bağlamasalardı
Eşekleri eşeklerin yanına
Ve köpekleri bekçi yapmasaydılar
Köpekler ahırı korumasaydı
Ve salınsaydı eşekler dışarı
O zaman kurtların keyfine diyecek yoktu

Bağlamasalardı
Eşekleri eşeklerin yanına
Allah âlem
Ne çifte atmasını öğrenirlerdi
Ne birbirlerine alışırlardı
Ne de eşekliğe
Kim bilir belki de birazcık
İnsanlığı öğrenirlerdi

Don Herold/Anlar

Eylül 14, 2022 0
Don Herold/Anlar



Eğer,yeniden başlayabilseydim yaşamaya,
İkincisinde daha çok hata yapardım.
Kusursuz olmaya çalışmaz,sırtüstü yatardım.
Neşeli olurdum, ilkinde olmadıgım kadar,
Çok az şeyi
Ciddiyetle yapardım.
Temizlik sorun bile olmazdı asla.
Daha çok riske girerdim.
Seyahat ederdim daha fazla.
Daha çok güneş doguşu izler,
Daha çok dağa tırmanır,daha çok nehirde yüzerdim.
Görmedigim bir çok yere giderdim.
Dondurma yerdim doyasıya ve daha az bezelye.
Gerçek sorunlarım olurdu hayali olanların yerine.
Yaşamın her anını gerçek ve verimli kılan insanlardandım.
Yeniden başlayabilseydim eger,yalnız mutlu anlarım olurdu.
Farkında mısınız bilmem. yaşam budur zaten.
Anlar,sadece anlar.Siz de anı yaşayın.
Hiçbir yere yanında su,şemsiye ve paraşüt almadan,
Gitmeyen insanlardandım ben.
Yeniden başlayabilseydim eger,hiçbir şey taşımazdım.
Eger yeniden başlayabilseydim,
İlkbaharda pabuçlarımı fırlatır atardım.
Ve sonbahar bitene kadar yürürdüm çıplak ayaklarla.
Bilinmeyen yollar keşfeder,güneşin tadına varır,
Çocuklarla oynardım,bir şansım olsaydı eger.
Ama işte 85'indeyim ve biliyorumn...
ÖLÜYORUM....
Arjantin-1985

6 Eylül 2022 Salı

Zareh Yaldızcıyan / Yapracığı Gören Balık

Eylül 06, 2022 0
Zareh Yaldızcıyan / Yapracığı Gören Balık


 

Minnacık bir balık bir yaprak gördü

Körpe - yeşil - ve yemiş bahar güneşini

-yaprak değildi

Bahardı gördüğü-

Ve o düşle fırladı denizden

Ve düştü kaldı

Balık ki yaprağı görüp sarhoşladı

O ben'im işte

Erik ağacından düşen yapracık

Damarlarında hâlâ özsuyun hazzı

Bir gözyaşıyla

Sapından sarkan

Yaprak ki düştü erik ağacından

O ben'im işte

Ve çiçekler arasındaki erik ağacı

Güneşe ve yağmura dikmiş gözünü -

-Güneş ki olduracak meyvasını

Yağmur ki besleyecek meyvasını

Meyva ki sürdürecek erik ağacını

Ağaç ki çiçekler arasında

O ben'im işte

Ve meyva ki güneş kokar

Usulcana erir ağzında

Ve bir an emip de çekirdeğini

Ya yere atarsın ya da denize

O çekirdek ki mutlu

O ben'im işte.