bugün kendimi boydan çektim
üstümdeki alınganlığı katlayıp dolaba koydum
yanıma uğramayan şansı saymayı bıraktım
saçımı yangından uzak taradım
şükür, seni hatırlatacak sokakalara bağışıklıyım
dünden bezgin,yarından alacaklıyım
olduğumun öleceğinin farkındayım
bugün kendimi boydan çektim
yalnız iyi kilo vermişim
sağlıklı yaşamdan değil, boşvermişim
tutulduğum noktanın doğrusallığından şüpheliyim
dünyaya geldim geleli göçebeyim
şoför, müsait bir yerde ölebilir miyim?
bugün kendimi boydan çektim
kız ben boydan ne güzelmişim
şöyle ilk yumuşakçaya uzanırsak gösteririm
suratımda dolaşan tavrı alıp resmine koydum
esaretin bedelini yaşayarak öğrendim
otuzbir çekesim geldi ama üşendim
bekarlığın ara taşak dönemecindeyim.
bugün kendimi boydan çektim
ön kameram kırıldı diye kusurlarımı affetim
bekarım dedim ama senin nazından terledim
yoksa eyvallah, arapçayı isminden ötürü sevmiştim
bu metaforu şu an oturduğum yerde ve kokunun şahitliğinde son dosyama dizeledim
şiirimi mikro-minimal de olsa ilk sana peşkeş çektim
peki müteessir miyim?
yoo şayet kalıcı olursan: yare açılan yar'dim
yok geçerse pırıltılı hevesimiz: kendimi kazıdaydım
ve bu:
dize kuvvetlerime çimento bir yardım
geçici kaldı hevesimiz ve ben yeniden aşkı aradım.
bugün kendimi boydan çektim
yer yer kaba ve çok çok bencil olabilirim
sahicilik ve şehvetin, kasılmak ve kibarlıktan yeğ olduğu: deneyimim.
ama aşk ve halvet bu, örgüt ya da kolektif değil ki bebeğim
sahiplenmek ritüel, kıskançlık fora, randıman: im
ve ortalama parola: hep bana-hep bana, hep benim-hep benim.
özneyi pozisyon değiştir, aynı ben tabii ki sensin.
bence ben kıyak ibadet ettim
ama hâlâ tam bilmiyorum hangi rükuda sıfatsın, hangi secde zamirin senin?
nikah memurunu düşün; izdivaç sualini bir kez sorup yol alır, çiçeğim
üç kez sorulup niyet kurcalanan sual; imamın sorduğu cenaze töreni, böceğim
konu burada senden sapıyor ama böyle akmak istedi bilincim:
sırf yukarıdaki fen ve fıkıh bilgimle; bilimselci sosyalistleri mort edebilirim
ulvi beddualarla tütsüleyip buraya muskaladığım zehirle geçsin ömrün, bereketin ve siyasetin
ne kadar slogan atarsak atalım, sonu hep veleddaaalin!
bugün kednimi boydan çektim
baba seni çok özledim
yanımda olsan yine ''eşşeğin amına su kaçırdın'' diyeceğin yükseltideyim
böyle anlarımda seni daha bir buruk aradığımı fark ettim
müzik kültürünün taşaklı repertuarını küçüklükten koçeroluğa aksıma iyi monteledin
bee gees, yanni, kıyıda kalmış film müzikleri
ve ergenken birçok manitanın kilidini gevşeten farklı yorumlar;
hep sendendi, hep senin.
rakıyı harbi adabınla içerdin..
şoklar içinde hep o 2.5-3 duble hattında ve yaşar usta ağırbaşlığında trapezliğine biterdim
sendeki o adap bende don lastiğiydi, dibini görmeden feraha çıkmamaya teşne genetiğim.
uzun lafın prostatı babacığım; rakıda çok uyuşamadık, ben dağıttım, sen kontrol ettin
viskiyi, vodkayı, köpek öldüreni de ben sana sevdiremedim
sonuçta eski kuşaktın, kalenderdin
yaş üzüm ya da ev rakısı olacak, imam ezanı illâ kerahatte okuyacak
ve düşü doluşacak dibimize türlü dilberin
rakıda ben uçarıya meyildim, cigarada hemen düşerdi senin yorgun bedenin
ama en azından bir konuda rahat etmişti için
dilberler konusunda kendi gücünü üreten ve açık dünyada hareketlenen
üst üste pek çok kez havalanan helikopterdim
ırkçı değildik elbet ama az taşak geçmedik çinlilerle, vallahi bir çinliler kaldı sevişmediğim…
gevezelikte gusülüm gerektiğince ganidir! gerdekte gururlu, gangbante guru gazımı görmeyin!!
bugün kendimi boydan çektim
underground başka, dümenimiz aşka
şimdi yalan yok zengin olsak keşke,,,
bak o zaman kesin süperman'im!
sanki çıplaklar kampındayım! tylor kamp bokumu yesin, hassiktir oradan stalin!
düşündüm çakar yol ne sosyal demokrasi ne sosyalizm
en kaçak hat ve tartışmalarda en kıyak kaçış: anarko-komünizm
anlamında çok derinleşmedim ama söyleyişi: alarko-kombi, burdan yiyin.
lafın ebesini emekli edip organik ve direkt doğum: viva anarşizm!
klonlanın, yani eski solcu barlarda kümelenin
bekar olanlarınız safını belli etsin,
çizdiği imajla yatakta tam tersi davrananlarınız öne çıksın
neydi o naralar: ''sik beni, bas bana, düz beni sevgilim''
şaka bir yana yatakta role play iyidir, public hariç her yola okeyim
public de çok korunaksız canım, hem kendi seksimizin
prodüksiyonunu kendimiz kuralım değil mi cicim?
masa bizim, koz bizim, masada biriken toz bizim
kafa mı açtı bu gelen? sıradaki partnerim gelsim
bugün kendimi boydan çektim
mümkün olsa kendimi boylarken çekerdim
kafamda siyasetin dönekliğini resmettim
iki tur arası bize ecel teri döktüren hilebazları bildim
ah anacım, sana da az çektirmedim
şiirde hasatım bereket ama ticareti öğrenemedim
bu sabahlar bir ben varım bir de sınıf kinim
bugün kendimi boydan çektim
id’i çikolata ego’yu frambuaz süper ego’yu karamelledim
kierkegaard'ın baştan çıkarıcının günlüğünü tekrar okumak istedim
caraco'nun kaosun kutsal kitabını bir daha içmeyi aşerdim
cioran’da birkaç milyon kez usanmadan çürüyebilirim..
şimdi sevinç'in hiper ojeli ayakları olsa hiç pazara felsefe sürer mi im?
bugün kendimi boydan çektim
gettodan teknodan pornodan vazgeçtim
birkaç ayna parçası dinleyip uyuklamaya meylettim
ayna'yı en fazla feridun abiyle aldattım
zaten fix cumburlop süregelen düşüşteyim
rap’i sevdim arabesk-in koynunda terledim
ağzımda köpüren sesi yüksek ateşte yelledim
sonuçta 'düşüyorum öyleyse varım' demiş şairim
şimdi birkaç shot ballı jack, sativası yüksek sigara
ve uykudan önce kıyak bir seks: hayal itemim.
umduğuma uymuyor beklentiler, hep buna gülüm sitemim
eskiyenin belasında ters kaynadı kemiklerim
şükür ki parasıyla donandı, mülkiyetçilikle çevreci: o hin
lidyalılarla doğaya kaçtı ve ahlakçılıkla zorbalaştı, ona aferin.
bugün kendimi boydan çektim
tam da ön kamera bozukken bunu yaptım
yolu uzattım ama eski bir hatunun sokağına saptım
camda olsa belki kanatlanacaktım
hepi topu; kullanışlı deliliğim,
turkuaz gözlerim ve safkan piçlik: eyerim
yalnız kaldığım ânın, yanlış yandığım yeminin
beğenmediysen dostuma bir oralet söyleyeyim
kolanın diyeti zerosu mu olur? kola: kola olarak içilir biladerim.
diyet diye direkt darlayan dizaynlara ifritim
biraz daha uyumazsam güneşi unutacak haldeyim
bugün kendimi boydan çekttim
bu gidişle kesin kendimi kefenlerim
burası olmazsa şu ilerde keneflenirim
e kalmadı dijital distopyada bir önemi hasretin
bizim kuşakta türlüsünü bulursun kasvetin
ajda pekkan'la evlenirsem belki evrimi çürütebillirim
darwin güzel adamsın, ama allah'ını seversen bu ne kabız meymenetin
yıldız abla'dan dinledik biz acıları, müslüm baba'yla hatmettik ecmain
o yüzden çok da sikimdeydi acıları genç werther'in
bugün kendimi boydan çektim
bu yazıda birkaç yazım imla hatası bulunabilir, affedin
zaten birkaçını düzelteceğim diye kafamın balansını trolledim
zaten bazı şeyler de yanlış yazılıp bozuk olsun; koy verin
zaten sırf siz tdk fetişlerine ve memuri şairlere inat,
bir şiirimin kopçasına şöyle bir dize yerleştirdim:
''önümde domalıyor tdk''
vallahi böyle dedi şair, yemin ederim
bugün kendimi boydan çektim
sakalını solucanlayıp kendinin
dublörü etmeye çalıştığın marx için
ucuz, vasat ve doktrinci bir fotokopisin
nasıl yeraltının porsiyonu amca beyciğim?
asılsız kaldı sızın, asılsızladığın için
bugün kendimi boydan çektim
bugün kendimi cıksss boydan çeksem de ikimizi kadraja almaya hep yetişmeyebilir ellerim
senin ortamında solu(ya)madığın bazı tehlikeli şeyleri ben çölde su bulmuş gibi kana kana içerim
sizlerden çok gördüm, onlardan çok tattım
dönüp dolaşıp düştüğüm yer: yine kendi karanlığım.
bugün kendimi boydan çektim
gidip memlelketin en zor kadınına gönül verdim
içim pır pır, aşkım uç uç, tavrım sarhoş
o kendini perdelese de ona kayıyor gözlerim
kulaklarını kapatsa da ona ateşli sözlerim
ve birazdan kırmızı şarabı kapıp kapısında biteceğim
bakalım içeri girebilecek miyim?
bugün kendimi boydan çektim
oysa insan bir sorar kendine değil mi:
boydan bi fotoğrafınızı çekebilir miyim?

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder